İzmir Özel Türk Koleji

EĞİTİM

Sağ Beyin – Sol Beyin: Oyun Neden Akademik Öğrenmenin Temelidir?

Önce sağ beynin geliştiğini biliyor muydunuz? Çocuklar dört yaşına gelene kadar bu böyledir. Diğer yandan sol beyin, çocuklar yaklaşık yedi yaşına gelene kadar tam kapasite çalışmaz; dolayısıyla ilk yedi yıl çocuk gelişiminde kritik dönem olarak görülür.

Sol beynin işlevselliği dil, matematik, okur-yazarlık, analiz ya da zamanla ilgilidir. Bizi pragmatik dünyaya, geçmiş ve geleceğe sıkı sıkıya bağlayan; mantıksal, hesap kitap yapan, planlayan ve çalışkan arı tarafımızdır. Diğer taraftan sağ beyin empatiden, sezgiden, hayal gücünden ve yaratıcılıktan sorumludur. O, merak ettiğimiz, hayal ettiğimiz, bağ kurduğumuz ve canlandığımız yerdir. Sağ beyin sayesinde, zamanın olmadığı yerde, tam da şu anın içinde yaşarız. Sol beyin daha çok sonuçlar ve ürünle ilgilenirken,  sağ beyin daha çok süreçle alakalıdır – önemli olan yolculuktur, varılacak yer değil.

Fakat anlaşılması gereken çok önemli bir nokta daha var: Sağ beyin bizi sınırsız varoluş hissimize bağlar. Varoluş esastır; bu yüzden sağ beyin ilk önce gelişir. Sol beyin daha çok yapmak ile ilgilenir. Bunun aksine sağ beyinleri aktif küçük çocuklar, epeyce özlerine dönüktürler.

Bunu anlarsak, çocuk eğitiminde ve gelişiminde oyunun neden bu kadar önemli olduğunu ve neden çocuklar için oluşturulan akademik gündemin zamanlamasına ve miktarına özellikle dikkat etmemiz gerektiğini daha iyi anlarız. Çocukların okulda ürettiklerini ne kadar önemsediğimiz ya da tam tersi onların kim olduklarıyla ve kendi keşiflerinde neler hissettiklerini ne kadar önemsediğimiz konusunda dikkatli olmalıyız. Sağ beynin daha önce gelişiyor olması gelişimsel olarak neyin doğru olduğunu düşünen, hem eğitim alanındakilerle hem de ebeveynlerle alakalı bir konudur. Yedi yaşından önce dil becerileri ve matematik konusunda çocukları fazla zorlamak gelişme halindeki beyinleri için zararlı olabilir. Akademik zihinlerini kendilerinden istendiği şekilde kullanma kapasitelerinin olmaması, çocuklarda “öğrenilmiş aptallık” denilen duruma neden olabilir. Kendilerinin yeteneksiz olduğuna inanıp, içlerinde olan öğrenme isteklerini kaybedebilirler.

Çocukları akademik bilginin içine itmek, sol beynin baskın olduğu ya da sağ beynin harika “oyun alanlarının” ihmal edildiği toplumlarda görülen bir belirtidir. Bu, sağ beynin bağ kurmamızı sağladığı ölçülemez ve gizemli doğadan çok, sol beynin kesinliği, kontrolü ve düzlüğü içinde kendimizi daha güvende hissettiğimizin bir göstergesidir.

Hayal gücünü, empatiyi ve sezgiselliği ölçemezsiniz, fakat tabi ki sol beyinle bağlantılı olan yukarıda sözü edilen uygulanabilir ve detay odaklı işlevleri ölçebilirsiniz. Ancak çocuklar üzerinde ölçülebilen şeyleri ne kadar zorlarsak, bir türlü yeterli olamadıkları hissiyle büyüyeceklerdir.

Hayatın, sol beynin başarılı olduğu araçlarla ve bu dünyada neyi başardığımızla çok az ilgisi olduğunu hatırlayalım. Hayat daha çok şu anda olmakla ve sevdiklerinizle bağ kurmanızla ya da çocukların zaten özgürce yaptıkları ama sizin haberdar bile olmadığınız şeylerle ilgilidir: 

“Bu sabah kütüphaneye giderken, kaldırımdaki iki yaşlarında küçük bir çocuk ve annesinin yanından geçtim”, diye yazdı bir arkadaşım. “Yaklaşınca çocuk bana baktı, bakışları öyle canlı ve andaydı ki, “Merhaba” dediğimde eğildi ve yerden kurumuş bir yaprak alıp bana verdi. Dünyanın zenginliği ve güzelliği bu işte!”

İşte bu sağ beyinin bir armağanıdır. Sol beyin hayatı parçalara bölerken, sağ beyin birleştirir. Bebeklerin kendileri ve çevreleriyle olan ayrımı bilmemelerinin nedeni budur. Her şey birdir! Bu bilge küçük öğretmenler bize hayatın küçücük şeylerden zevk almak olduğunu, keyif ve sürprizlerle dolu olduğunu sağ beyin sayesinde hatırlatıyor. Hayat, başkalarıyla anda olmakla, onlara anlayışla kulak vermenizde, satır aralarını duymakla ilgilidir, sadece söylenenleri ve mantığınız kavradıklarını duymakla değil. Sağ beyin sayesinde kendi kalbimizdeki ve başkalarının kalbindeki hayatın anlamını saklayan gizli kalmış yerlere dokunabiliriz.

Sağ beyin bir oyun bahçesidir ya da en azından bizi ona bağlar. Çocuklar en doğal halleri olan serbest oyun, karalama, merak, şaşkınlık ve hayal gücü içinde yaşasınlar. Sağlıklı bir sağ beyne sahip olan insanlar, sol beyinlerini de pozitif yönde daha iyi kullanırlar. Bu sol-mantıksal beynin amacıdır: Sağ beyne hizmet etmek. Varolmak, kişisel doyum yaşamak ve gerçekten dünyaya katkıda bulunmak için tüm planlarımızın ve eylemlerimizin çiçek açacağı topraktır.

“Sezgisel bir zihin kutsal bir armağandır ve gerçekçi zihin ise sadık bir hizmetkardır. Hizmetkarla gurur duyan, ancak armağanı unutan bir toplum yarattık.” ~ Albert Einstein

Kaynak: http://www.vincegowmon.com/the-right-brain-develops-first/