İzmir Özel Türk Koleji

MERAKLISINA

Hayal Kurmadan Duramayanlardansanız Muhtemelen Sıradışı Bir Beyniniz Var!

Ders çalışırken ya da patronunuzu dinlerken sık sık hayallere mi dalıyorsunuz? Odaklanmaya çalışıp, bunu başaramadıkça kendinize kızıyorsanız sakin olmanızı öneririz. Yapılan yeni bir çalışma, bu durumun arkasında oldukça yüksek kapasiteli bir beynin olabileceğine işaret ediyor. Georgia Teknoloji Enstitüsü'nden Eric Schumacher, etkin bir beyne sahip insanların, çok yüksek beyin kapasitesine sahip oldukları için dalıp gitmekten kendilerini alamadıklarını söylüyor. Schumacher ve ekip arkadaşları, MRI (manyetik rezonans görüntüleme) taramasını kullanarak 5 dakikalığına sabit bir noktaya odaklanmaları söylenen 100'den fazla gönüllünün beyin aktivitelerini gözlemlediler. Bu sayede, beden uyanık bir dinlenme durumundayken beynin hangi bölgelerinin beraber çalıştığını saptayabileceklerdi. Sonrasında katılımcılardan, onların entellektüel ve yaratıcı yeteneklerini, ayrıca günlük yaşamlarında hayallere dalma eğilimlerini ölçen testleri cevaplandırmaları istendi. Sonuçlar karşılaştırıldığında, yetenek testlerinden yüksek puan alanların daha az yetenekli ve entellektüel olanlara göre daha fazla hayal kurdukları ortaya çıktı. Bu sonuçlar, MRI taraması ile de desteklendi ve daha fazla dalıp giden katılımcıların daha etkin bir beyin sistemine sahip oldukları görüldü. Schumacher: Bulduğumuz sonuçlar bana kendi sınıfları için çok yüksek bir entellektüellik seviyesine sahip okul çocuklarını hatırlattı. Arkadaşları bir konuyu beş dakikada öğrenirken onlar bunu bir dakika içinde çözüyorlar ve sonrasında hayal kurmaya başlıyorlar. Yani eğer daha etkili bir beyne sahipseniz, sıradan ve rutin işleri yaparken hayallere dalma olasılığınız oldukça yüksek. Bunun sebebi, beyninizin size düşünecek daha fazla konu vermesi. Görünüşe göre etkili bir beyne sahip olup olmadığınızı anlamanın kolay bir yolu var: Eğer bir konuşmaya dahil olduğunuzda ya da bir görev esnasında dalıp da hiçbir önemli detayı kaçırmadan devam edebiliyorsanız, tebrikler! Şimdilik bu bağlantı korelasyondan ibaret. Ortada bir neden-sonuç ilişkisi yok. Schumacher: İnsanlar, dalgınlığın kötü bir şey olduğunu düşünme eğilimindeler. Dikkatinizi vermeye çalışırsınız, ama yapamazsınız. Ulaştığımız sonuçlar, bu düşüncenin her zaman doğru olmadığını gösteriyor. Bazı insanlar daha etkin beyinlere sahipler.