İzmir Özel Türk Koleji

TEKNOLOJİ: CUMHURİYET DÖNEMİ BİLİM VE TEKNOLOJİ

Cumhuriyetin ilk yıllarında, bilim ve teknolojinin gelişebilmesi için önce eğitim reformları yapıldı. Ardından ekonomi ve sanayi hamlesi için adımlar atıldı.

 

Cumhuriyetin İlk Yıllarında Eğitim Reformları

Atatürk’ün talimatıyla, iyi eğitimli insan sayısını artırmak için 1921-1924 döneminde üç kez Eğitim Kongreleri düzenlendi. O dönemde; bakanlığa bağlı az sayıdaki rüştiye, idadi ve sultani okulları dışında ayrıca; misyoner, azınlık, özel vakıf okulları ve mahalle mektepleri vardı. Tüm okulları Maarif Bakanlığı’na bağlayan Öğretim Birliği (Tevhid-i Tedrisat) Kanunu 1924’te çıkartıldı. Halkın büyük çoğunluğu okuma yazma bilmediği için Millet Mektepleri açıldı ve 1928’de Arap harfleri terk edilip Latin harflerine geçildi. Başbakan dahil tüm memurlar okuma yazma öğretti. Yedi yılda 2,6 milyon kişiye okuma yazma öğretildi. Öğretmen olmadığı için köylerin çoğunda okul yoktu. Üç sınıflı Eğitmenli Köy Okulları 1935’te açıldı ve 6 ay kurs gören ordudaki çavuşlar, köylere eğitmen olarak atandı. Eğitmenli okullar köylerdeki öğrenci sayısını iki katına çıkardı. Teknik ara eleman yetiştirmek için 1930’larda her ilde ve ilçelerin çoğunda sanat okulları açıldı. Hitler’den kaçan Yahudi profesörler üniversitelerde görevlendirildi. Böylece uluslararası standartta araştırma yapmak ve teknoloji üretmek için ilk adım atılmış oldu.

Ülkemizde 1923’te 342 bin ilkokul öğrencisi varken 1939’da sayı 814 bine çıktı. Ortaokullarda 6 bin olan öğrenci sayısı 1939’da 83 bini aştı. Liselerde bin civarında öğrenci varken sayı 1939’da 24 bini aştı. Üniversite reformu, 1933’te Darül Fünun kapatılıp İstanbul Üniversitesi’ni açılarak gerçekleştirildi. Ankara’da; 1925’te Hukuk, 1933’te Y. Ziraat, 1935’te DTCF, 1943’te Fen ve 1945’te Tıp fakülteleri açıldı.

1923-1938 Dönemindeki Ekonomi ve Sanayi Hamleleri

Atatürk, ülkenin kalkınması için bilim ve teknolojiye önem verdi. Kalkınma amacıyla genç cumhuriyetin atacağı adımlar, 1923’te İzmir’deki ilk İktisat Kongresi’nde belirlendi. Atatürk kongrede “Askeri zaferden sonra iktisadi zaferlerin kazanılması için daha çok fabrika açılması” gerektiğini vurguladı. Kongrede; sanayinin teşviki, sanayi fuarları açılması, sanayi bankası kurulması, sanayi için teknik eleman yetiştirilmesi ve mühendislere Avrupa’da ihtisas yaptırılmasına karar verildi. Cumhuriyetin ilk şeker fabrikasının temeli 1923’te Uşak’ta atıldı. Trakya Şeker Fabrikası ise 1925’te açıldı. Zonguldak Yüksek Maden ve Sanayi Mühendis Mektebi 1924’te kuruldu. Kayseri Uçak Fabrikası 1925’te üretime başladı. Ankara Çimento ve Isparta Halı fabrikaları 1926’da kuruldu. Sanayi ve Maden Bankası 1927’de açıldı. İstanbul Glikoz ve Nişasta Fabrikası 1930’da kuruldu. Dünyadaki 1929 ekonomik krizi nedeniyle, 1930’da İkinci İktisat Kongresi toplanıp gerekli düzenlemeleri belirledi. Özel sektörün sermayesi yetersiz olduğu için devletçilik modeli benimsendi. Ardından 1934-1939 yıllarında uygulanan Birinci Beş Yıllık Plan hazırlanıp uygulandı. Tüm sermayenin sanayi yatırımında kullanılması ve devletin sanayide öncü olması kararlaştırıldı. Planda; tekstil, madencilik, seramik, selüloz ve kimya sanayi kollarında yatırım yapılması öngörüldü. Kongrenin ardından; Kırıkkale Askeri Çelik Fabrikası 1932’de, Sümerbank ise 1933’te kuruldu. Sümerbank; çok sayıda fabrikayı devreye aldı, 1939’da Kamu İktisadi Kuruluşu oldu ve sanayileşmeye öncülük etti. Enerji santrallerinin devreye alınması görevi, 1935’te kurulan Elektrik İşleri Etüt İdaresi’ne verildi. Etibank 1935’te; maden, metalürji ve enerji üretmek amacıyla kuruldu. MTA, maden arama işlerinde görevlendirilmek üzere 1936’da kuruldu. Karabük Demir Çelik tesisinin temeli 1937’de atıldı. Sümerbank, EİEİ, Etibank ve MTA teknik elemanların yurt dışında yetişmesi için burslar verdi ve mühendislerini de ihtisas için yurt dışına gönderdi. Bu elemanlar, çok iyi yetiştiği için daha sonra bazıları sanayici oldu, doktorası olanlar da üniversitelerde akademisyen olarak görev aldı.

1939 Sonrasında Bilim ve Teknolojik Gelişmeler    

İkinci Dünya Savaşı nedeniyle sanayi yatırımı konusunda sorun yaşansa da yatırımlar durmadı. Malatya Tütün (1939), Kağıt-Selüloz (1941), Sivas Çimento (1943) ve Rize Çay (1947) fabrikaları kuruldu. Diğer yandan İTÜ ve Ankara Üniversitesi’nin kurulup Alman hocaların görevlendirilmesi önemli bir gelişme oldu. Türkiye’de 1950’den itibaren; liman, baraj ve elektrik santralleri, gübre ve şeker fabrikalarının yapımı ağırlık kazandı. Arçelik fabrikası 1959’da çamaşır makinesi ve 1960’ta buzdolabı üretimine başladı. Teknik eleman ihtiyacını karşılamak için ODTÜ ve KTÜ 1955’te kuruldu. Türkiye 1960’ta planlı kalkınmaya önem verdi ve DPT 1961’de kuruldu. Bilim ve teknolojinin gelişmesi için 1963’te TÜBİTAK kuruldu. Kayseri’de Çinkur, Antalya’da Ferrokrom, Bursa’da Volfram, Konya’da Krom-Manyezit ve Cıva tesisleri ile Seydişehir’deki Alüminyum Fabrikası hizmete girdi. İlk otomobil fabrikamızda 1966’da Anadol üretildi. NETAŞ, 1967’de telefon santrali üretmek için kuruldu. Daha sonra; Tümosan Motor, Taksan Takım ve Temsan Elektromekanik gibi tesisler teknolojik gelişmeyi hızlandırdı. Aselsan, Havelsan, TAI, TEI ve Tusaş sayesinde savunma ve havacılık sektörü gelişti. Son yıllarda üniversite sayıları artınca bilimsel yayın sayıları yükseldi. Üniversitelerimiz dünya sıralamalarında yükselmeye başlasa da ilk 200 arasında henüz üniversitemiz yok. Milli gelirden Ar-Ge için ayrılan pay hala %1’den az olduğu için patent sayımız düşük ve Rekabet Gücü Sıralamasında 44. sıradayız. Yarı iletken üretmek için kurulan Testaş, yıllarca hiç üretim yapamayınca 1998’de ODTÜ’ye devredildi. ODTÜ, bu tesisi modernleştirip Mikro Elektro Mekanik Sistemler (MEMS) üretir hale getirdi. Modern gece görüş kamera algılayıcıları ve biyosensör üretmeyi başardı.

Tekmer ve teknoparkların kurulması, üniversite sanayi işbirliğini artırdı ve az da olsa teknoparklardan yazılım ve elektronik ürünleri ihraç edilmeye başlandı.

 

Kaynak: http://www.egitimtercihi.com/ayindosyasi/15577-cumhuriyet-doneminde-bilim-ve-teknoloji.html