İzmir Özel Türk Koleji

TEKNOLOJİ: Teknoloji devlerinin yapay zekâ çalışmalarına örnekler

Google

Yapay zekâdan bahsetmişken bu konuyu Google olmadan ele almak mümkün olmazdı. Zira Google sahip olduğu ve işlediği devasa veriyle yapay zekâyı kullanan şirketler arasında en önde gelenlerden. 2017’ye baktığımıza Google’ın dokuz yapay zekâ start-up’ına yatırım yaptığını görüyoruz.  Bu da, Google’ın bu alanda rakiplerini geride bıraktığını ve ilgisinin olduğunu gösteriyor. Google’ın yapay zekânın alt dalı olan makine öğrenmesine olan ilgisi gözden kaçmıyor. Arama motoru devi Kasım 2015’te TensorFlow adını verdiği bir açık kaynak yazılım kütüphanesini devreye aldı. TensorFlow bir makine öğrenmesi kütüphanesi ve mühendislere çeşitli sorunlara çözerek, yapay sinir ağları oluşturma ve eğitme özellikleri sunuyor. Google’ın yapay zekâ ile ilgili bilinen satın alması ise DeepMind. Londra merkezli DeepMind yapay zekânın sağlık ve çevrede kullanımına yoğunlaşmasına rağmen daha çok Go oyunundaki başarısıyla öne çıktı. Google’ın diğer yapay zekâ girişimleri arasında Google Magenta ve RankBrain’i saymak mümkün.

Microsoft

Microsoft için 2017 yılının yapay zekâya yoğunlaştığı bir yıl olduğunu söylemek yanlış olmaz. Zira,  firma Cortana’dan Skype’a değişen projelerinde yapay zekâyı kullanmayı görev edinmiş durumda. Xbox oyuncuları için Cortana, Halo oyun serisinden bir karakter olsa da, dünyanın geri kalanı için Microsoft’un sanal asistanı olarak öne çıkıyor. Makine öğrenmesi algoritması ses tanıma ve basit  konuşmayı ayırtetme gibi alanlarda dikkat çekiyor. Cortana diğer alternatifleri olan Siri veya Alexa ile karşılaştırıldığında çok bilgilendirici görünmüyor. Buna gerekçe olarak ise Bing’den gelen verileri kullanması gösteriliyor. Buna karşılık, Cortana’nın tamamen gereksiz olduğu da söylenemez. Örneğin, yaş tahmininde başarılı olduğu ifade ediliyor.  Microsoft’un yapay zekâda diğer bir çalışması Skype’a yönelik. Firma burada makine öğrenmesi tabanlı bulut platformu Microsft Translator’u kullanıyor ve Skype Translator çözümünü devreye alıyor. Bu özellik sayesinde anında çeviri yapmak mümkün hale geliyor. Microsoft’un diğer bir yapay zekâ projesi ise Swiftkey isimli akıllı telefonlar için geliştirilen bir klavye. Bu klavyenin tahmin derecesi ileri seviyede ve kullanıcının bir sonra yazacağı kelimeyi en doğru şekilde öngörebiliyor. Hatta, bilim insanı Stephen Hawking’in de bu klavyeyi kullandığı belirtiliyor.

Intel

Intel’in yapay zekâyla ilgili dikkate değer projesinden bahsedebiliriz. Bunlardan ilki, Neural Compute Stick. Intel’in iştiraklerinden Movidius’ın geliştirdiği Neural Compute Stick, dış görünüş olarak bildiğimiz USB hafıza çubuklarına benziyor. Fakat bu çubuğun içinde güçlü bir sinir ağı var ve derin öğrenme süreçlerini donanım yönünden hızlandırmaya yarıyor. Cihazın merkezinde ise özel tasarlanmıi görsel işleme ünitesi ve 100 gigaflop gücünde bir işlemci bulunuyor. Bununla birlikte cihazın enerji tüketimi de en düşük seviyede tutuluyor. Neural Compute Stick ile sinir ağlarının bulut bilişime daha az bağımlı getirilmesi hedefleniyor. Intel’in üzerinde çalıştığı ikinci projeyse Loihi. Bu projede ise günümüzde yapay zekânın ağırlıklı olarak derin öğrenme algoritmalarıyla yürütüldüğü noktasından yola çıkılıyor. Bunun için ise sistemin yoğun şekilde veriyle beslenmesi gerekiyor. Bunun herkes farkında. Fakat, birçok kişinin farkında olmadığı nokta, bu işlem için çok geniş bir bant genişliğine ihtiyaç duyulması. İşte, Loihi bu sorunun çözümü için yola çıkıyor ve insanı beynini taklit eden nöromorfik (bilgisayarların insan beyni gibi çalışması ve düşünebilme yeteneğine sahip olması) bir çip sunuyor. Bu işlemcinin iddiası herhangi bir bulut platformuna bağlanmadan öğrenebilmesi, analiz yapabilmesi ve karar yapabilmesi.

Amazon

Amazon denince akla gelen projelerin başında Alexa geliyor. Dünyanın en büyük perakendecilerinden biri olan Amazon,  yapay zekâyı iş süreçleri ve müşteri deneyimini iyileştirmek içi etkili şekilde kullanıyor. Firmanın bu iş için kullandığı araçlardan biri, Alexa. Yeni bir teknoloji olsa da, rakiplerinin gerisinde kalmayan Alexa; ses tanıma, müzik çalma veya sesli kitap okuma gibi çeşitli görevleri yerine getirebiliyor. Sesli asistan Alexa, insan sesini analiz etmek için rakipleri gibi sinir ağı tabanlı doğal dil işleme teknolojisinden yararlanıyor. Alexa’nın sunduğu diğer özellikler arasında Expedia üzerinden otel rezervasyonu yapabilme ve bilet satın alabilme, Uber’den araç çağırma ve fatura ödeme yer alıyor. Alexa’da buna benzer 10 bin özellik olduğu ifade ediliyor. Amazon’un sunduğu diğer yapay zekâ projesi, Amazon Go. Şirketin 2016’da tanıttığı projede gittiğiniz markette kasa yok ve sırada beklemeden marketten çıkabiliyorsunuz. Bunun için ise markete girmeden önce özel bir uygulamayı indirmeniz ve QR kod okuyucu çalıştırmanız gerekiyor. Şu an için ABD’nin Seattle şehrinde sadece Amazon çalışanlarının kullanabildiği Amazon Go, kamera ve takip cihazlarıyla harekete geçirilen yapay zekâ tabanlı bir ileri bir alışveriş teknolojisi.

Tesla

Sürücüsüz otomobi Tesla’nın kurucusu, girişimci ve mucit Elon Musk’ın 2017’de duyurduğu projelerin arasında Neuralink de bulunuyor. Neuralink insan beynini ve bilgisayarları özel bir çiple birleştirmeyi hedefliyor. Musk bu çiple doktorların ciddi beyin hastalıklarını tedavi edebilecekleri tahmininde bulunuyor. Ayrıca, görme engellilerin de bu çip sayesinde görme yeteneklerini iyileştirebilecekleri iddiası da mevcut. Musk’ın Tesla araçları için duyurduğu Autopilot ise diğer bir yapay zekâ uygulaması. Musk’ın iddiasına göre, sürücülerin bu özelliği araçlarında aktif hale getirmesi kazaların yüzde 50 azalmasını sağlayacak.

Bu örneklerde de görüldüğü gibi, yapay zekâ alışverişten sağlığa değişen birçok alanda halihazırda kullanılıyor. Bununla birlikte prototip aşamasındaki projeler de heyecan uyandırıyor. Tabii, geçmiş dönemle karşılaştırıldığında epey bir  mesafe kat edildiğini de kabul etmek gerekiyor.