İzmir Özel Türk Koleji

YAŞAM: Bir Şeyi 40 Kere Söylersek Olur Mu?

Kendini gerçekleştiren kehanet kavramını hepimiz duymuşuzdur. Sosyal psikolojide “pygmalion etkisi” olarak da incelenen bu olgu, kişinin olumlu veya olumsuz beklentilerinin bir süre sonra gerçekleşeceği ve hayatına yansıyacağını öne sürer. Beklentiler ve düşünce sistemi kişinin davranışlarını ve tutumunu etkileyeceğinden, bu davranışlar zamanla etrafındaki kişilere, olaylara ya da durumlara yansır ve gerçekleşecek olan düşünülen veya beklenen ile paralel olur. 

Dilimizde sıklıkla karşımıza çıkan “aklıma gelen başıma geldi”, “sakınılan göze çöp batar” gibi deyim ve atasözleri bu kavramın bir başka anlatım biçimi olabilir.

Sürekli olarak olumsuz düşünmek bize olumlu bir hayat vermediği gibi, olumlu olanı da olumsuz görmemize sebep olabiliyor. Hayallerimize ulaşma yolunda potansiyelimizin üzerindeki limitleri kaldırırken, gelin neler yapılabilir birlikte bakalım.

1. Karamsarlığı bırakın gitsin.

Karamsar olduğunuzda sizi ancak karamsar olaylar, kişiler, durumlar takip edecektir. Ya da siz hepsinin içinde olumsuz bir hal bulacağınızdan size yine öyle gelecektir. “Her kötülük de beni bulur” dedikçe muhtemelen bulmaya devam edecektir. Her zaman olumluya odaklanmayı hedefleyin, potansiyelinizi küçümsemeyin ve yapabileceğinize inanın.

2. Risk almaya hazır olun.

Alacağınız riskin büyük ya da küçük olması fark etmez. Potansiyelinizi ortaya koyarken önünüze çıkan engellerin sizi korkutmasına izin vermeyin. Cesaretinizi toplayın ve hayallerinize giden yolda tereddüt etmeyin. Risk almak, bazen hiç diyemediğiniz o kişiye “hayır” demek bile olabilir.

3. İç sesinizi dinleyin: “Yapabilirim!”

Kendinize önce siz inanın. Hayal edin, büyük düşünün ve içinizden sıklıkla “yapabilirim” deyin. Bazen hayallerimizin, hedeflerimizin önündeki engel kendimiz olabiliyoruz. Kendinize karşı acımasız olmayı bırakın. Siz kendinize inanmadan başkalarının size inanması mümkün olmayacaktır.

4. Klişelerden kurtulun .

Geçmişten gelip günlük hayatımıza yerleşmiş bazı söz kalıpları var; “kim kaybetmiş ki biz bulalım?” gibi... Farkında olarak veya olmayarak dillendirdikleriniz bir yerden sonra sizin gerçeğinizi oluşturur. Düşünce sisteminizden, duygularınıza ve sonrasında davranışlarınıza yansır. Tabi bu noktada yine kendini doğrulayan kehanet dayanır kapınıza. Gördün mü bak ben demiştim!

5. Övgüleri kabul edin.

Başkalarını övmek konusunda cömert olun ve sizi övdüklerinde bunu nazikçe kabul edin. Sadece başkalarından beklemeyin, kendinize karşı da cömert ve destekleyici olun. İç sesinize inanın ve onu takip edin.

Unutmayın bir şeyi kırk kere söylersek olurmuş!

 

Kaynak:
Tiny Buddha
Duquesne University