YABANDI DİLDE DEĞİŞEN TALEPLER
İzmir Özel Türk Koleji tarafından “Günümüzün değişen koşullarında dünya dillerinin durumu ve yabancı dil seçiminde değişen talepler” konu başlıklı bir panel düzenlendi. Fakültelerinin bölüm başkanlarının katıldığı panelde , küreselleşen dünyada, ülkeler arasındaki ekonomik ve siyasal ilişkilerin değişen yabancı dil taleplerini ortaya çıkardığının altı çizildi. Dünyada Çince , İspanyolca ve Japonca'nın giderek yaygınlaştığına dikkat çekildi.
İzmir Özel Türk Koleji tarafından organize edilen, “Günümüzün değişen koşullarında dünya dillerinin durumu ve yabancı dil seçiminde değişen talepler” konu başlıklı panel veli ve öğrencilerden büyük ilgi gördü. Panel açılışında konuşan İTK Genel Müdür Danışmanı Kadri Yücel, yapılan araştırmalarda artık dünyada Almancanın 9. ve 10. sırada, fransızcanın ise 10 ve 11. sıralarda görüldüğünü tespit ettikleri için böylesine bir panel düzenlediklerini belirtti. Dünyaya ayak uydurmak ve Türkiye’de değil, dünyaya uyumlu gençler yetiştirmek için sürekli arayışta olduklarını belirten Yücel, velilerin ve öğrencilerin yabancı dilde değişen talepleri göz ardı etmemeleri gerektiğini söyledi. Yücel, “Missouristate Üniversitesi’nin yaptığı araştırmada da görüldüğü üzere dünyada kullanılan dillerin bayında Çince geliyor. Çinceyi , İngilizce, İspanyolca takip ediyor. Almanca ve Fransızca ise 9.10 ve 11 sıralara inmiş durumda. Bu nedenle İTK olarak kendi vizyonumuzu yeniden şekillendirmek, veli ve öğrencilerimize yabancı dilde değişen talepleri göstermek amacı ile bu paneli düzenledik” diye konuştu.
İTK mezunu olan Ege Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Silkü’nün Oturum başkanı olduğu panele, Ankara Üniversitesi Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi Sinoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bülent Okay, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Japon Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Başkanı Doç.Dr.Ayşe Nur Tekmen, 9 Eylül Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof.Dr. Şerif Ali Bozkaplan, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi İspanyol Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mehmet Necati Kutlu konuşmacı olarak katıldı.
Panelde konuşan M. Necati Kutlu son 20 yılda İspanyolcaya giderek rağbetin arttığını belirterek, bilinenlerin aksine dünyada en çok konuşulan 3. yabancı dilin İspanyolca olduğuna dikkat çekti. Dünyada 21 ülkenin resmi dilinin İspanyolca olduğunu belirten Kutlu, “Bir dil öğrenip en azından 21 ülkenin kapısını açabilirsiniz. Latin Amerika ülkeleri İspanyolca konuşan ülkeler olduğu için o bölgede de İspanyolcanın yanısıra, Portekizce, katanca, İtalyanca konuşulduğu için İngilizce bile öğrenmeye gerek görmüyorlar. Amerika Birleşik devletlerinde bile yerleşik nüfusun 30 milyonu İspanyolca konuşuyor. New Mexico’nun 2 resmi dili var, İngilizce ve İspanyolca. Türkiye’de 3000 ispanyol şirketi bulunuyor. Böylesi bir dili Türkiye’de görmezden gelmek mümkün değil” diye konuştu. Ankara Üniversitesi Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi Sinoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bülent Okay ise orta Asya’dan gelen Türklere ait ilk yazıtların ve Türk tarihinin Çince yazıldığının altını çizerek tarih ve çin dili bağlantısına dikkat çekti. “Atatürk, Türklerin kökeni ortaya çıkarmak amacı ile 1935’de Dil tarih ve coğrafya fakültesinde Sinoloji bölümü kurdu” diyen Okay, Çince yazmayı öğrenmenin çok keyifli olduğunu ancak, konuşurken 5 ayrı ses tonu ile vurgu yapıldığından konuşmasını öğrenmenin daha zor olduğunu belirtti. Çin ile olan ekonomik işbirliklerimiz nedeni ile Türkiye’de yavaş yavaş Çince öğrenmek isteyenlerin arttığını, dünyada ise en çok konuşulan dil olduğunu belirten Okay, çok ehil öğretim üyelerinden ders almadıktan sonra Çince konuşmaya çabalamanın büyük hataları beraberinde getireceğinin altını çizdi. Okay, “Çin’in haritada yerini gösteremeyenler Çince ders vermeye kalkıyor. Özel okullarda ders verecek olan hocalarda KPSS sınavına girme zorunluluğu aranmıyor. Çince eğitim verecek kişinin önce kendi anadilini iyi konuşması, akabinde de Çinceyi anadili gibi konuşması, çok sabırlı , iyi niyetli olması ve Çince öğretme usullerini iyi bilmesi gerekir” diye konuştu. Üniversitelerde bile 3 üniversitenin Çin dili ve edebiyatı bölümü olduğuna dikkat çeken Okay, “Fatih Üniversitesi kalifiye Çince bilen öğretim üyesi bulamadığı için bölümü kapattı,. 18 Mart Üniversitesi ise öğretim üyesi bulamadığından açamıyor. İhtiyaç çok, yetişmiş eleman yok” diye konuştu. Japon Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Ayşe Nur Tekmen ise panelde yaptığı konuşmada, Japonya’nın dünyada giderek ekonomik bir güç olduğuna dikkat çekerek, “Japonca dünyada en çok konuşulan 9. dil haline geldi. Almanca ve Fransızcanın önüne geçti. Ayrıca Japon kültürü dünyada çok ilgi çekiyor. Dünyanın neresine giderseniz gidin bir Japon ile karşılaşırsınız. Bu yüzden Japon dilinin giderek dünyada ön plana çıktığı bir gerçek” diye konuştu. 9 Eylül Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof.Dr. Şerif Ali Bozkaplan ise panelde yaptı konuşmada Türkeçe’nin UNESCO sıralamasında dünyada konuşulan 5. dil olduğunu ifade etti. Türkçenin kendisini pazarlayamadığını belirten Bozkaplan, “Dünyada siyasi ya da ekonomik ilişkiler sonucu dil seçimleri değişiyor. Dil ekonomi ve siyasetten uzak olmalı. Türkçenin 5500 sene öncesine giden belgeleri var. Yaşayan dünya dilleri arasında en eski dil Türkçe’dir. Dilimize sahip çıkalım. İyi Türkçe konuşamayan bir kişi başka bir dili de iyi telaffuz edemez” dedi. Ege Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölüm Başkanı ve İTK mezunu Prof. Dr. Atilla Silkü ise İngilizcenin dünyanın ortak dili olduğuna, ancak önümüzdeki günlerde yaygınlaşacak olan dillerin doğu dilleri olduğuna dikkat çekti. Dünyada lehçelerle beraber 7 bin dil bulunduğunun altını çizen Silkü, “Çin ve İspanyolca dünyada daha çok konuşulmaya başlandı. İngilizce ikinci ana dil haline geldi ama, Çince ve İspanyolcanın yükselişi de yadsınamaz” diye konuştu. |