Güvenli Bağlanmadan Güvenli Ayrılığa: Anaokuluna Uyum Sürecinde Çocuğun İlk Adımları

Image
1 Ağustos 2026
Image
3 dakikalık okuma
Image

Çocuğunuzun, doğduğu ilk günden, okula başlayacağı güne kadar onun güvende olduğunu biliyordunuz. Ancak artık büyüdü. Şimdi, ilk kez sabahın erken saatlerinde evinden ayrılacak; öğretmeni ve arkadaşlarıyla yeni bir dünyaya adım atacak.

Belki günler öncesinden ona büyüdüğünü, okula başlayacağını anlattınız. Fakat o sabah size her zamankinden farklı bakar: Biraz kaygılı, biraz ürkek, biraz da meraklı… Okul kapısına geldiğinizde ise aklındaki en önemli soru şudur: “Beni ne zaman alacaksın ve gerçekten gelecek misin?”

Aslında bu soru, okul korkusundan çok, alışık olduğu güvenli ortamdan ilk kez ayrılıyor olmanın getirdiği belirsizliği ifade eder. Üstelik bu kaygıyı yalnızca çocuklar yaşamaz; anne ve babalar da benzer duygular içindedir. Bu noktada sıkça duyduğumuz “Okula gidince alışır.” cümlesi ise eksik bir bakış açısıdır. Çünkü uyum süreci, okulun kapısında değil, çok daha önce başlar.

İşte burada karşımıza güvenli bağlanma çıkar. Güvenli bağlanma; çocuğun ihtiyaç duyduğunda yanında olan, onu anlayan ve duygularını kabul eden bir yetişkinle kurduğu ilişkidir. Bebeğiniz ağladığında ihtiyaçlarını zamanında karşılamanız, evden çıkarken sessizce kaçmak yerine nereye gittiğinizi anlatmanız ve söz verdiğiniz zamanda geri dönmeniz, bu güvenin temelini oluşturur. Böyle büyüyen bir çocuk zamanla şu duyguyu geliştirir: “Annem ya da babam yanımdan ayrılsa bile bana geri döner. Ben güvendeyim.”

Bu nedenle anaokuluna uyum sürecindeki hedefimiz, çocuğun hiç ağlamaması değildir. Ağlayabilir, üzülebilir ya da yeni ortama alışmakta zorlanabilir. Hatta bazı çocuklar ilk günlerde hiç ağlamazken, ayrılığı birkaç gün sonra fark ederek duygularını göstermeye başlayabilir. Çünkü her çocuğun uyum süreci kendine özgüdür. Önemli olan, bu duygular karşısında ona güven veren yetişkinlerin yanında olmasıdır. Sessizce okuldan ayrılmak yerine kısa, net ve güven veren bir vedalaşma yapmak; ardından da verilen sözü tutarak okul çıkışında onu almak, çocuğun güven duygusunu güçlendirir.

Unutmamak gerekir ki bu süreçte sadece çocuğun değil, anne ve babanın da okula hazır olması önemlidir. Ebeveynin kaygısı çoğu zaman çocuğa da yansır. Buna karşılık öğretmenin sıcak karşılaması, çocuğun adını kullanarak iletişim kurması ve onu ilgi duyduğu bir etkinliğe davet etmesi, yeni ortamı güvenli bir yer olarak algılamasını kolaylaştırır. Çocuk önce öğretmenine, ardından sınıfına ve arkadaşlarına güvenir.

Çoğu zaman birkaç hafta sonra aynı okul kapısında bambaşka bir manzarayla karşılaşırız. İlk gün annesinin, babasının elini bırakmak istemeyen çocuk, bu kez arkadaşlarını görünce heyecanla sınıfa koşar ve geriye dönüp sadece el sallar. Çünkü güvenli bağlanmayla büyüyen çocuklar, zamanı geldiğinde güvenle ayrılmayı da öğrenirler.

Nezahat Hamiden Karaca
Afyon Kocatepe Universitesi şirketinde Doc. Dr. (Ass. Prof.)